İsrail'e bir tepkide STK temsilcilerinden geldi

İsrail'e bir tepkide STK temsilcilerinden geldi

Şanlıurfa'daki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek Müslümanların bu duruma sessiz kalmaması gerektiğini ifade ettiler.

Videoyu izlemek için tıklayın

Siyonist işgalcilerin, Müslümanları katledip Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmasına tepki gösteren Şanlıurfa'daki STK temsilcileri, dünya Müslümanlarının Siyonistlere karşı birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleri gerektiğini belirttiler.

Mescid-i Aksa'nın Allah-u Teâlâ’nın Müslümanlara bir emaneti ve İslam sancağı olduğunu belirten Şanlıurfa İnsani Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem, on yıllardır Filistin topraklarının işgal altında olduğunu ifade etti.

Gerem, "Yaklaşık 60 yıldan beridir Filistin'de, Gazze'de, Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da hep İsrail’in zulümleri ile İsrail’in katliamları ile yüreklerimiz dağlanıyor. Müslümanlar için Mekke, Medine ne ise Kuds-ü Şerif de Mescid-i Aksa da odur. Bizim ilk kıblemiz yeryüzünün Müslümanlar için vazgeçilmezi Mescid-i Aksa'yı İsrail ibadete kapattı. Bu kesinlikle Müslümanların kabul edebileceği bir iş değildir. Bizim için Mescid-i Aksa izzettir, şereftir, itibardır. Mescid-i Aksa Allah-u Teâlâ’nın Müslümanlara emanetidir. İslam sancağıdır. Müslümanların mutlaka birlik, beraberlik gönüllü bir şekilde bir araya gelip bu eşkıyalara, bu teröristlere anladığı dilden bir ders vermesi gerekiyor." dedi.

İsrail’in anladığı bir dilden harekete geçilmesi gerektiğini belirten Gerem, "Yılardır biz 'Kahrolsun İsrail' diyoruz ama ne yazık ki kahrolmuyor. Demek ki biz çözümü yanlış yerde arıyoruz. İsrail'in anladığı dil ne? Bu da ya güçlü bir kuvvettir ya da mallarını boykot etmektir. Bugün biz Müslümanların yapacağı en basit şey İsraillilerin mallarını boykottur. Bunu yapabilsek, bunu başarabilsek İsrail dize gelir, İsrail diz çöker. Bunu başaramadığımız zamanda istediğimiz kadar bağıralım İsrail'in umurunda değil. İsrail’in anladığı bir dilden eylem yapmamız lazım, harekete geçmemiz lazım diye düşünüyoruz. Bütün Müslümanları bu konuda duyarlı olmaya ve ses vermeye çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.

Kalem-Der Başkanı Abdullah Göçmez de Siyonist işgalcilerin cinayetlerine işaret ederek, "Siyonist İsrail 1967 yılından beri Filistin topraklarını işgal etmiş, adım adım Filistin topraklarını Yahudilere yerleşim olarak açıp Filistinlilere yaşam hakkı bırakmadığı her gün katliamlarla, her gün bombalarla, her gün o küçücük masum çocukları katlederek cami avlularında sokaklarda gördüğü her canlıyı hiçbir sorgu, sual yapmadan kafasına direk ateş etmek suretiyle onları katletmek suretiyle Filistin topraklarını Filistinliler'den tamamen boşaltmak istiyor. Yaklaşık 2 milyar Müslüman, maalesef bu olaya seyirci kalmaktadır." dedi.

Göçmez, "Bakın Katar'da 4 tane Müslüman bildiğimiz ülke Katar'ın küçük bir suçunu bahane ederek bir araya gelip dünyayı Katar'a dar etmeye çalıştılar. Fakat aynı devletler şu anda Filistinlilerin yok edilmesine, katledilmesine sessiz kalıyorlar. Bu böyle gitmeyecektir. Bu, o devletlerin yönetimini de inşallah onların saraylarını başlarına yıkacak. Müslümanlar birlik olmak zorunda, beraber olmak zorunda, İttihad-ı İslam kurulmak zorunda ve kendi aralarında bir baş seçmek zorundalar. Aksi takdirde 2 milyar Müslüman, 10 milyonluk küçücük bir Yahudi devletinin oyuncağı haline gelmeye devam edecektir." şeklinde konuştu.

"Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması da kesinlikle kabul edilemez"

Siyonist İsrail’in, Müslümanların dağılışından istifade ederek bu saldırıları yaptığını belirten, Peygamber Sevdalıları Platformu Şanlıurfa Koordinatörü İbrahim Halil Göven, tüm Müslümanları bu konuda duyarlı olmaya ve ses vermeye davet etti.

Göven, "Siyonist İsrail, Müslümanların dağılışından istifade ediyor. Bu bize gösteriyor ki Müslümanlar birlik olmalı, Müslümanlar beraber olmalı, ümmet olmalı, vahdeti oluşturmalı birlik olabilmeli ki Siyonist yasa dışı bu İsrail çetesine haddini bildirmesi gerekiyor. Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılması hiçbir dinde, hiçbir inançta, Avrupa kanunlarına göre de İsrail'in kendi kanunlarına göre de Allah'ın kanunlarına göre de hiçbir şekilde ibadethaneler ibadete kapatılamaz. Mescid-i Aksa'yı Müslümanların ibadetine açmalı. Hiçbir şekilde sınır tanımadan her Müslüman rahat bir şekilde Aksa'ya girebilmeli ve Mescid-i Aksa'nın, özelikle de Kudüs'ün yönetimini Müslümanlara bırakmalılar." diye konuştu. (İLKHA)



 


Önceki Birecik'te terörist İsrail'e lanet yağdı
Sonraki Cumhurbaşkanın'dan "Mescid-i Aksa" çağrısı

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.